Neden Doğru Beslenme?

oğu ve Batı dünyasının ittifakla kabul ettiği dünyanın en büyük tabiplerinden İbni Sina (Batılılar; insanın, ancak kesilip biçilerek tedavi edilebileceğini öngören bugünkü Ortodoks tıbbın ortaya çıkışına dek, yani 18. yüzyıl sonlarına kadar, onu Avisenna adıyla haklı olarak göklere çıkarırlardı) ünlü eseri El-Kanun Fit-Tıbb’da beslenmeyi şöyle tarif eder:
"Beslenme, besin maddelerinin mizaç olarak, vücut yapısına benzer hale gelmesi ve böylece dokulardaki günlük yıpranma ve yırtılmaların, tamire uygun hale gelecek şekilde değişmesidir."
Yine aynı eserinde ibni Sina büyümeyi "organların, ’mekânla uygun münasebetler içinde’ gelişmesi" şeklinde tanımlar.
Beslenme, besin maddelerinin mizaç olarak, vücut yapısına benzer hale gelmesi ve böylece dokulardaki günlük yıpranma ve yırtılmaların, tamire uygun hale gelecek ve düzeltilecek şekilde
Continue reading

Tagged , , | Leave a comment

Melatonin hormonu

Pineal (kozalaksı) bezde üreyen Melatonin adlı hormon vücut ve uyku ritmini ayarlıyor. Sağlıklı kişilerde salınımı gece oluyor. Saat 23.00-03.00 arası vücutta en yoğun bulunduğu dönem… 70 yaşındaki bir insanda, gençlerin dörtte biri kadar Melatonin bulunduğunu söyleyebiliriz. Genellikle ondan uykumuzu düzene sokmada yararlanıyoruz. Şuan ! için tıbbın elinde, yaşlanmayı yavaşlattığı, kanseri engellediği şeklindeki iddiaları doğrulayacak veriler yok. ABD ve bazı ülkelerde besin desteği olarak satılıyor. AB ülkelerinde ise reçetesiz bulmak mümkün değil. 0.1- 0.3 mg. dozlarında alındığında uyku süresini artırıyor.
Piyasada satılan 10 mg’lık haplar, kandaki melatonin düzeyini normalin 3- 60 katına çıkartıyor. Bu yüzden de, gündüzleri uyuklama yapıyor, fiziksel ve beyinsel performansları yavaşlatıyor, vücut sıcaklığında azalma ve prolaktin hormonunda yükselme oluyor. Melatonin, "Jet Lag" denilen kıtalararası uçuşlarda, zaman farkı nedeniyle oluşan sersemliği azaltmada da işe yarıyor. Bayılma nöbetleri olanlara, kanı sulandıran ilaç alanlara ve çocuklara verilmemeli.

Tagged , | Leave a comment

Kan yağlarını düşüren ürünler

Kan yağlarını düşüren bu nedenle çok yararlı olan besin desteklerini şöylece sıralayabiliriz:
Soya: Östrojen zengini bir besin…
Soya proteininin kan yağları üzerine fazla etkisi yok, ancak damarlar için faydalı. Yine de diğer proteinler yerine soyayı tercih etmek doğru olmaz.

Continue reading

Tagged , , , | Leave a comment

Kırmızı etten korkmayın..

Demir, kırmızı ette çok, beyaz ette ise çok az bulunuyor. Kolesterol korkusu nedeniyle kırmızı et yemeyenlerde demir eksikliği ve kansızlık oluşabilir. Diyoruz ki "kırmızı et haftada bir kez de olsa haşlama olarak yenilmeli."

Kadınlardaki adet kanamaları veya başka nedenlerle (ameliyatlar, kesikler, trafik kazası, hemoroidler) demir kaybıolunca vücut bunu önce "depodan" karşılamaya çalışır. Depodaki demir (ferritin) azalınca, kemik iliğinde kan yapılamayacağından kansızlık oluşur. Tıp dilinde anemi denilen bu durumu düzelterek "depoları" yeniden doldurmak için kişiye demir ilacı verilir. Kandaki ferritin düzeyi 15 mikrogram / litreden düşükse tedaviye ihtiyaç var demektir. Bazen Ferritin 50 mikro- gram/lt’ye çıkıncaya kadar tedavi gerekebilir. Demir hapları genellikle aç karna alınmalı. Böylece emilim daha iyi olur. Bazı demir ilaçları hap, bazıları da sıvı şeklinde olabiliyor.

Continue reading

Tagged , , | Leave a comment

Yokluğu "gece körlüğü" yapar

A vitamininin en önemli görevle-rinden biri görmeyle ilgilidir. Gözün, arka tabakasında (Retina) bulunan Rodopsin adlı ışık tanıyan proteinlere bağlanarak geceleri görmemizi sağlar. Eksikliğinde, "Gece Körlüğü" denilen rahatsızlık oluşur. A vitamininin azlığı ya da çokluğu, sakat doğumlara neden olabilir. Yani, bebeğin gelişimi sı¬rasında rolü büyüktür.
Sağlıklı kişilerde, karaciğer yeterince A vitamini depolayabildiği için kısa süreli yağ emilim bozukluklarında yetersizlik sorunu yaşanmaz. Yumurta ve süt ürünleri yemeyenlerle, vejeteryanlarda eksikliğine rastlanır. Bu kişilerin koyu yeşil yapraklı sebzelerle, koyu sarı meyveler ve portakal yemeleri yerinde olur.

Tagged , , , | Leave a comment

Gözümüzün dostu, mikropların düşmanı…

A vitamini büyüme, cilt gelişimi, görme fonksiyonu, üreme, kemik büyümesi, hücre bölünmesi ve farklılaşma- sıyla mikropların neden olduğu enfeksiyonlara karşı vücut direncini artırmada (lenfosit hücrelere yardımcı olarak) görev alır. Ayrıca "bağışıklık sistemini güçlendirme" işini üstlenir. Tıp dilinde Retinol veya Retinoik Asit diye anılan A vitamini, hayvansal ve bitkisel gıda¬larda bulunur. Bunlar daha sonra vücudumuzda A vitaminine dönüşür. Üçte ikisi bitkisel yolla alınan A vitamininin yüzde 90’ı karaciğerde depolanır. Buradan retinol bağlayıcı proteine (RBP) bağlanarak vücuda dağılır. Bitkisellere oranla hayvansal gıda¬lardaki A vitamini daha kolay emilir.

Tagged , , , | Leave a comment

★ SÜT:

★ Süt vücudu kuvvetlendirir.
★ Dahilî yaralarda bal ile içilir.
★ Şekerle içilirse dimağı kuvvetlendirir, cildi güzelleştirir.
★ Nezlede keçi sütü içilirse faydalıdır.
Continue reading

Tagged | Leave a comment

★ KUZU KULAĞI – Rumex:

İbni Sinâ bu bitki hakkında bir hayli bahsettikten sonra ezcümle diyorki:
★ Bu bitki lâpa yapılır, boyunda çıkan şişlik üzerine konur, hatta kökleri alınarak boyuna bir iple bağlanırsa faydası görülür.

★ Kökleri, sirke ile kaynatılır, uyuza ve temreye sürülür.
Continue reading

Tagged , , | Leave a comment

• KUYRUK YAĞI:

★ Kuyruk yağı ile zayıf azalar ovulursa kuvvetlendirir.

* Siyah koçun kuyruğundan alınarak parçalar yapılır, üzerine akırı karha veya zencefil tozu konarak üç gün içilmeye devam edilirse siyatikten kurtarır."

Tagged , | Leave a comment

TIKANIK DAMARLARA HİNDİBA

"Hindiba tıkanık damarları açar, karaciğeri kuvvetlendirir. Safranın, kanın hararetini ve ateşi düşürür. Mide iltihabını önler. Karaciğer has¬talıklarına iyi gelir. Tıkanık damarları açar. İdrar yollarını ve böbrekleri temizler. Sarılıkta yapraklarının suyu, rezene suyu ile içilirse çok iyi gelir. Hindiba usaresi, sirke ve bal karışımı ile içilirse müzmin karaciğer hasta¬lıklarını izale eder. Mideyi kuvvetlendirir. Sıcak şişliklerde ve göz ağrıların¬da usaresine bir pamuk batırılarak tatbik edilmelidir. Cilt kanserlerinde kurşun tozu, gül yağı, hindiba usaresi terkip yapılıp bir mayi olarak sürülürse çok şifası görülür. Boğaz hastalıklarında suyu ile gargara yapılır. Hindiba, gül, arpa unu lapa biçiminde mafsal romatizmalarında ve gutta ve tabiatı sıcak şişliklerde kullanılması çok şifalıdır. Safradan ve damar tıkanmasından meydana gelen hararet basmasına, sarılığa, kalp çar¬pıntısına, baş ağrısına ve karaciğer hastalıklarına karşı çok iyi gelir. Usaresi rezene ve sandal suyu ile içilirse zehirlenmelere ve böbrek mesane zafiyetine iyi gelir. Kanamaları keser, iştahı açar. Hindiba kökü sindirim organlarını temizler, idrarı söktürür. Kanı safileştirir. Dahilî şişlikleri indirir. Siroz ve mafsal ağrılarını ortadan kaldırır. Tabiatı sıcak ra¬him şişliklerinde yabanî hindiba usaresi fitil biçiminde kullanılır. Dahilî kanamalara karşı usaresi içilir."

Tagged , , | Leave a comment